Sohbet Odaları Dil Tahsil Yolculuğum

“Yaşadığın yaşamı sev. Sevdiğin yaşamı yaşa.” – Bob Marley

Bu alıntıyı 4 yıl ilkin Portekizce ustalık yolculuğumuza ilk başladığımda reggae efsanesi Bob Marley’den duydum ve o zamandan beri yanımda kaldı.

Portekizce olmadığını biliyorum, fakat bu kelimeler yolculuğum süresince son birkaç senedir devamlı aklımda.

Ben yolculuğuma Bo b Marley’den ve daha iyi bir yaşam yaşamak hayaliyle peşinden koştum. Sohbet odaları sadece, seyahat kolay olmadı. Tıpkı sizin şeklinde, anadili İngilizce olanları anlamada, kelime dağarcığımı unutmuş, yanlış söyleniş edilmiş sözler duydum ve toplumda konuşmaktan korktum.

Bu mücadeleler olmasaydı bugün olduğum şahıs olmazdım. İngilizce akıcılığı yolculuğunuz süresince büyümenize destek olmak için burada deneyimlerimi paylaşmak istemem.

Her gün hayatım için yazdığım hikayeyi düşünüyorum. Ben kendi gerçekliğimin yaratıcısıyım. Yaptığım her seçimin kaderime tesiri var.

Yolculuğum süresince, şu anda “yaşadığınız yaşamı sevmek” ve “sevdiğiniz yaşamı yaşamak” istiyorsanız, bir anlığına durun, derin bir nefes alın ve yalnız bunun ne kadar mükemmel bulunduğunu düşünün. bugün hayatta ol.

Sağlığınız, aileniz, arkadaşlarınız, tabiat, temiz su, işiniz, taze pişmiş bir yiyecek, yatağınız ve iyi bir gece uykusu için minnettar olun. Müteşekkir olacak oldukça şey var.

Kısa bir süre sonrasında, korktuğun bir şey yap. Konfor bölgenizin dışına çıkın rahatsızlığa doğru.

Yetenekli güldürmen Jamie Foxx’un söylediği şeklinde: “Korkunun öteki tarafında neler var? Hiçbir şey değil.”

En derin korkularımızı, zihnimizin yarattığı büyük iç “ejderhalar” olarak hayal etmeyi seviyorum. Sohbet korkularımızla yüzleşebilir ve ejderhalarımızı minnettarlıkla katletebiliriz. Onlardan kaçmak yerine, onları seyahat süresince güçlük olarak kabul edin ve takdir edin.

Korkunun öteki tarafında büyümek için en büyük fırsatımız var. Ejderhalarınızı öldürdüğünüzde, yeni bir itimat, güç ve cesaret seviyesiyle ödüllendirilirsiniz. İnsan olarak sınırsız potansiyelinizin kilidini açıyorsunuz ve “sevdiğiniz yaşamı yaşayabiliyorsunuz”.

Portekiz akıcılığı yolculuğumda bu gerçeği keşfettim. İniş ve çıkışları, kalp atışları olan bir seyahat ve zaferler.

Her ne kadar bir RealLife İngilizce koçu olarak, artık herhangi bir dili öğrenme sürecini anladığımı söyleyebilirim, daima bu şekilde değildi. Portekiz akıcılığı yolculuğum oldukça zor oldu Aslen dili öğrenmeye asla talep duymadan seneler ilkin başlamış olan süreç.

Bayağı Dünyam

Geriye dönerek baktığımda, Portekizce ustalaşmak için serüven dolu yolculuğum, muhtemelen İngilizce yolculuğunuza benzer bir halde başladı.

Yolculuğum oldukça bayağı bir yerde, Washington eyaletinin Washington eyaletinde Ashburn isminde minik bir banliyöde Virginia eyaletinde başladı. Ashburn, her hafta en chat odası coşku verici etkinliğin çoğu zaman mahalli lise futbol oyunu olduğu sessiz ve rahat bir yerdir.

Birçok şahıs bunun nerede bulunduğunu bilmiyor, bu yüzden insanoğlu bana nereli olduğumu sorduğunda, onlara daima DC’den geldiğimi söylüyorum.

Aslen Portekizce çalışmıyordum, daha oldukça İspanyolca konuşuyordum. Lisede 3 yıl İspanyolca çalıştım, sadece hakkaten öğrenmek için savaşım ettim. Temel olarak kitaplardan kelime ve dil bilgisini ezberledim, böylece sınavlarımı geçebildim, fakat birileri bana İspanyolca konuşan sokakta gelirse, ne diyeceğimi bilemezdim.

Hatta yazları babamın şirketi için Orta ABD’dan insanlarla şantiyelerde çalışmıştım ve 3 yıl İspanyolca öğrendikten sonrasında hala onları anlayamadığım için üzülecektim.

Anadili İspanyolca olanları anlayamadığım için hakkaten hayal kırıklığına uğradığım için, dil öğrenmekten vazgeçmeye ve bilim ve lisede futbol oynama şeklinde öteki mevzuları öğrenmeye odaklanmaya karar vermiştim.

Muhtemelen anlayabileceğiniz şeklinde, ben hakkaten utangaç bir gençtim. Minik bir kasabada güvenlik ve konfor ortamında büyüdüm. Kendi başıma dışarı çıkmak, dünyayı keşfetmek ve yeni insanlarla tanışmaktan hakkaten korkuyordum.

Yeni insanlarla tanışmak, kendimi ifade etmeye çalışmak ve toplumda İngilizce haricinde bir dil sohbet odaları konuşmakla beraber gelen bilinmeyen ve hastalık korkusu daima hayatımdaki en büyük ejderha oldu. Beni hakkaten yapmak istediğim şeyleri yapmaktan ve kendimin en iyi versiyonu olmaktan alıkoyuyorlar.

Inanırım İngilizce akıcılığı yolculuğunuzda benzer bir tecrübe yaşadınız. İster yeni başlıyor ister yolun oldukça aşağısında olun, sizi İngilizce olarak korkutan bir şey yapmak üzereyken aldığınız sinirsel duyguyu biliyorsunuz ki.

Bu korku duygusundan mı kaçıyorsunuz? Yoksa ortaya çıktığında yüzleşiyor musun?

Yolculuğuma Başlarken

Liseden sonrasında Washington ve Lexington, Lee Üniversitesi’nde futbol oynarken yerbilim alanında bir aşama seçerek bilim ve futbol tutkumu takip etmeye devam ettim. Lexington, Appalachian Dağları’ndaki bir vadide bulunan minik bir kasabadır.

Üniversite günlerim süresince, Virginia’daki bu minik kasaba doğaya olan sevgimi bulmama yardım etti. Kampüse ilk kez geldiğimde, baktığım her yer güzel dağlar, çiçekler, ağaçlar, hayvanlar ve nehirlerle çevriliydi.

İlk kez, yerbilim okurken dünyayı ve doğaya olan tutkumu kendi başıma keşfetmeye başladım. Dünyayı ve süreçlerini birazcık daha iyi idrak etmek için ABD Birleşik Devletleri çevresindeki Utah’taki Zion Kanyonu şeklinde egzotik bölgelere gezi etmeye başladım.

Sonunda tabiatın bilinmeyen güzelliğini keşfetme rahatsızlığından daha ilkin asla hissetmediğim bir bağlantı hissettim. Gezi etme ve naturel dünyayla bağlantı kurma deneyimlerim bakış açımı değiştirdi.

Bu bağlantıyı derinleştirmek istedim, bu yüzden üst düzey futbol yılımı kolejde bitirmek yerine, takımdan ayrılmak için büyük bir karar verdim, böylece güzel plajları, ormanları ile malum bir kent olan Rio de Janeiro’da dağları ve Portekizceyi öğrenin.

Brezilya tam anlamıyla beni çağırıyormuş şeklinde hissettim ve yanıt vermeye hazırdım. Portekizce sohbet odası öğrenmenin zorluğunu kabul etmenin ve korkularımla bir kez yüzleşmeye başlamanın zamanının geldiğini biliyordum.

Fakat bekleyin… Inanırım İspanyolca deneyimimi düşünüyorsunuz.

Niçin yeni bir dil başlatmaya çalışayım?

Tekrardan adım atmak istedim. Temiz bir sayfa ile Portekizce öğrenmeye çalışmak istedim. Korkularımdan kaçmaktan yoruldum ve Rio’nun Portekizce öğrenmek, tabiat ile olan bağımı derinleştirmek ve elbet plajda birazcık dinlenmek için muhteşem bir yer olacağını hissettim.

Tabiat ile bağlantı kurmanın yanı sıra, Brezilyalılarla bağlantı oluşturmak ve kültürlerini öğrenmek istedim, bu yüzden 15 dakika içinde Portekizce Öğrenin adlı bir kitap sipariş ederek ve üniversitemdeki bir senelik Portekizce derslerine kaydolarak dil öğrenme yolculuğumu tekrardan başlattım. o süre mantıklı görünüyordu).

Portekizce öğrendikten ve Brezilya gezime hazırlandığım bir yıl sonrasında, İspanyolca öğrenmeyle aynı zorlukları yaşadığımı fark ettim. Okuyup yazabiliyordum, fakat bunu konuşmak benim için oldukça zordu ve yerlileri hakkaten anlayamadım.

Gene cesareti kırılmış chat hissettim, fakat bu sefer bırakmayacaktım. Dersimi İspanyolca başarısızlığımdan öğrenmiştim. Bu sefer Portekizce konuşmayı öğrenmeye kararlıydım. Devam etmek ve hedeflerime ulaşmak için bu anda emin olmam benim için önemliydi.

Kendime ve yolculuğa sabırlı olmam icap ettiğini öğrendim. 3 ay yada 1 yıl içinde akıcı olmayı düşünmek yerine Portekizce öğrenmeye yaşam boyu bir seyahat olarak yaklaştım.

Bu yolculuğa 4 yıl kaldım ve daha yeni başladığımı düşünüyorum. Öğrenecek oldukça şey var. Daima gelişme için yeriniz var.

Bunu okuyorsanız, İngilizce becerilerinizi hakkaten geliştirmek istediğinizi düşünüyorum. Seyahat süresince kendinize üzüleceğiniz yada ilerleme kaydetmediğinizi hayal kırıklığına uğratacağınız anlamış olur olacağını anlayın. Bir ihtimal yerli şakaları anlayamazsınız, ya da halka açık İngilizce konuşmaktan ve hata yapmaktan korkuyorsunuzdur.

Ne olursa olsun, vazgeçme. Kesin kalınca. Seyahat süresince daha iyi olmanın yollarını ve kaynaklarını bulmaya devam edin.

Yolculuğunuzun neresinde olursanız olun, bırakmak için oldukça ileri geldiniz.

Hikayen nedir?

Artık Portekizce ile olan maceramın iyi mi başladığını biliyorsunuz ki.

Fazlaca mütevazı başlangıçları vardı. Asla en iyi dil öğrenen ben değildim. Hatta bu sürecin başlarında İspanyolca öğrenmeyi bıraktım.

Bir İngiliz koçu olabilirim, fakat muhteşem sohbet olmaktan oldukça uzakım.Portekiz yolculuğumda iyi mi başladığımın hikayesi, muhtemelen İngiliz yolculuğunuza benziyor.

Bugün “yaşadığım yaşamı seviyorum” bu sebeple bir dili ilk öğrendiğinizde iyi mi savaşım etmenin iyi mi bir his bulunduğunu biliyorum. Bu acıyla bağlantı kuruyorum bu sebeple birden oldukça kez yaşadım. Bugün, sizin şeklinde İngiliz öğrencilere destek olmaktan büyük kıvanç duyuyorum.

Portekizli yolculuğum bu şekilde başladı: birçok hata, başarısızlık ve acı verici anlarla. Tüm deneyimlerime bakarak, şimdi her şey için derin bir takdir aldığımı söyleyebilirim. Her güçlük öğrenilecek bir dersti ve bugün Portekizcemi geliştirmek için yaptığım tüm çalışmalara değdiğini hissediyorum.

İster yaşam boyu İngilizce öğrenen olarak yolculuğunuza çıkın, ister bir süredir İngilizce öğreniyor olun, karşılaşacağınız bir ekip zorluklar olacaktır.

Sohbet odaları bir keresinde şöyleki dedi: “Adım atmak için mükemmel olmanıza gerek yok. Fakat mükemmel olmaya başlamalısın. ”

Anahtar, adım atmak ve yolculuğa bir taahhütte bulunmaktır. Söz veriyorum yaşamının en iyi sonucu olacak.

Dil öğrenme yolculuğumun iyi mi başladığını duymaktan hoşlanıyorsanız, gelecek hafta Brezilya’da İngilizce öğretirken Portekizce öğrenme deneyimlerimi paylaşırken takip edin.

Ayrıca, bu yazı size esin verdiyse, İngilizce akıcılığınızla ilgili yolculuğunuz hakkında daha çok informasyon edinmek isterim.

Şimdi, birazcık eğlenme ve hikayenizi paylaşma sırası sizde. Aşağıdaki suali cevaplayın ve aşağıdaki yorumlar bölümünde İngilizce’yi fethetmek için kahramanca yolculuğunuzdan bahsedin.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir